Katılımcılar:
Mehtap Yıldırım Yükselten
Serpil Öğüt
- İslam inancında tüm güzel ahlak ve hasletler iman temeline yerleştirilmiştir. O halde iman ne kadar sağlam ve kuvvetli ise güzel ahlak ve hasletler o nispette sağlam ve kuvvetli olur.
- İnsanlık tarihine baktığımız zaman ahlakça en ileri olanlar imanca da en ileri olanlardır. Buna en güzel örnek, dost ve düşmanın ittifakıyla Resulü Ekrem (asm)’dir. Her dönemin en güzel ahlaklıları peygamberler ve onlara tabi olanlardır.
- İnsan, yaradılışı itibariyle güzel ahlak üzeredir. Ancak insan tabiatına yerleştirilen tüm bu özelliklerin, cihazatların mecralarını bularak tekâmül etmesi gerekiyor. Bu tekâmülün esasları ise Kuran ve sünnet olan “Sırat-ı müstakim yoludur.”
- Ahlak, dinden bağımsız ele alınabilir ancak din ahlaktan bağımsız ele alınamaz. Çünkü ahlak inancın bir uzantısıdır.
- Söz konusu İslam dini olduğunda ise, ahlak insanda imanın dışa vurumudur.
- Ahlakın tanımına kısaca; huy, seciye, davranış özellikleri, tabiat diyebiliriz. Ahlak, iki kısımdır. Biri “su-i ahlak”, yani kötü ahlak, diğeri “hüsn-ü ahlak” diye adlandırılan güzel ahlaktır. Kötü ahlak; insanın kendisine ve etrafına zarar veren olumsuz özellikler, kötülükler, zulümler, çirkin davranış ve huylardır. Güzel ahlak ise; iyi ve güzel olan, faydalı olan davranış ve tutumların tamamıdır.
- İnsan, güzel ahlaka kodlanmış olarak dünyaya gönderilse de, hür iradesi devreye girdikten sonra ahlakını iyi ya da kötü yönde kullanması imtihan gereği kendi tercihlerine bırakılmıştır. Aile, yaşadığı çevre, inanç ve kültür de bu tercihlerini etkileyen önemli faktörlerdir.
- Her insanın ömür boyu süren kişisel yolculuğunda, onun başkaları tarafından nasıl görüldüğü ve nasıl bilindiği o kişinin ahlakı ile ilişkilidir. Doğruluk, iyilik, adalet, yardımseverlik, güvenilir olmak, cömertlik ve bunlar gibi güzel davranışların tamamı, insanı çevresindekiler tarafından sevilen, saygı duyulan, iyi biri olarak bilinmesine sebep olur.
- Gurur, kibir, suizan, yalancılık, başkalarına haksızlık gibi akla gelen tüm kötü huylar bir insandaki manevi hastalıklardır. Tedavi edilmezse, hem dünyada hem ahirette bu hastalıkların cezasını çeker.
- İnsanın yaradılışına uygun şekilde güzel ahlaklı olması için tüm yasa ve öğretiler başta Kur’an-ı Kerim’de, sonra en güzel ahlaklı insan olan kâinatın efendisi Hz. Muhammed (as)’ın hayatında mevcuttur.
- Toplumda ahlakı, hukuku ve güveni sağlayan unsurlar olarak sayabileceğimiz; aile, inanç, örf ve adetler, eğitim, görgü kuralları gibi faktörler de maalesef günümüzde yerle bir olmuş durumda. Mesela çocukların kendi ailesinin yanında bile güvende olmayışı, insanların sağlığına kavuşmak için canını emanet ettiği hastanelere ve doktorlara karşı güvenin kalmayışı gibi.
- Sosyal medyanın etkisiyle gençlerin kolay ve ahlaksız kazanca yönlendirilmesi, ahlaksızlıkların program ve dizilerde normalleştirilmesi de toplum hayatındaki ahlakî dejenerasyonu artıran faktörlerden.
- Bize Rabbimizi tarif etmekle birlikte iman ve güzel ahlakı kazandıran üç ana unsur vardır. Birincisi Kur’an-ı Kerim, ikincisi yaşayan Kur’an dediğimiz güzel ahlak abidesi Peygamber Efendimiz (as), üçüncüsü de Kur’an-ı Kerim’i görüntülü ve sesli olarak her an yayın yapan “evren” denilen şu kâinattır. Gözümüz önünde olup biten her hâdisede bir hikmet, bir düzen, bir sistem vardır. Her bir varlığın ahlâklı ve erdemli bir duruş ile icraatları olduğunu görüyoruz.
- İnsanın her hareketi de, kainat ile uyumlu olmalıdır. Kainattaki yasalara muhalif olmamalıdır. Yere küçük bir çöp atmak gibi en adi bir kötü ahlakın bile arkasından bize kesilecek bir ceza faturası olacağı unutulmamalıdır.
- Şahsî ve toplumsan tüm hastalıklarımızın ilacı, kalıcı çözüm ve çıkış yolu, Kur’an eczanesinde mevcuttur. Bu noktada bu hasta asra en şifalı devaları, dinde olduğu gibi ahlakta da bir tecdit vazifesini gören, doğrudan Kur’an’dan süzülen Risale-i Nur tefsirinde bulabiliyoruz.
- Risale-i Nur’un özelliklerindendir ki, asayişi muhafaza eder, barışı ve huzuru sağlar. Sadece bir tefsir değil, tüm insanlık için ahlaki değerler manzumesidir. En güzel ahlak felsefesi kitabıdır. Ahlakî hastalıkları hem teşhis eder, hem de tedavi eder.